Ahmet Yıldız-2020 yılında sendika tercihiniz hangisi olacak?

Kamu sendikacılığında otuz yılı geride bıraktık. Geçen süre içinde sendikaların artıları olsa da gürünüm negatif kaldı. Sendikaların siyasi partilerle birliktelikleri, sendika başkanı değil patronu imajı, işverenle gizli kapaklı anlaşmalar derken hak alma zamanla unutuldu üstelik kazanılmış haklardan kayıplar yaşandı ( örn. görev tanımları gibi). Sendikalar doğduklarında kendilerine verilen hüviyetlerini bir kenara bırakarak işveren sendikacılığı olan sarı sendikacılığı benimsediler. Bir türlü istenen ve özlenen sendikacılık yaşanmadı.

Sendikacılığın kendi mecrasından kaymasının önemli sebeplerinden biri de geçmişten günümüze hemen hemen her on yılda bir yaşanan askeri veya sivil darbelerdir. Darbeler normal yaşamı sarsa da sivil toplum kuruluşlarını imha etkisine sahip oldu. Siyaseti ve gündemi şekillendiren darbeler örgütlenmeyi de beraberinde şekillendirdi.  Sağ sol davaları, sağcı solcu zihniyet derken ne yazık ki ülkece üçüncü aklı bir türlü geliştiremedik. Ülke olarak kaybı telafi edebilecek ne vakti bulabildik ne de kendimizde bu enerjiyi. Bloklar ölümüne savunulunca bloku temsil edeni sorgulamadık, koruma içgüdüsü ise temsilciyi yanlışa itti. Ülke olarak doğru dürüst siyaset görmeyince doğru dürüst sendikacılıkta hayal oldu.  “Taraf olmazsan bertaraf olursun” anlayışı dinamikliğini koruyor ve maalesef toplumda da karşılığını buluyor. Yaradan insana hayat verirken bir ayrımcılık koymadığı halde ülkede siyasetin tezgah bu konuda hep işler oldu. Görüşler arası derin uçurumlar oluştu kavgalar ve ölümler yaşandı. Taraftarlık ile fanatiklik aynı kaynakta beslenirken akılla değil duyguyla hareket ettik. Ülkece taraf veya tarafgirlik tuzağını hiç fark edemedik. Takım tutar gibi parti tutarız tutuğumuz parti bizleri kendine fanatik edercesine bağımlı kılıyor. Tuttuğumuz takım, tuttuğumuz parti derken tuttuğumuz sendika anlayışı da oluştu sonunda. Yanlışa rağmen, yaklaşık on yıldır aynı sendikaya taraf(tar) oluyoruz, üye değil. Memnun kalınmadığı halde aynı sendikada kalmaya devam ediliyor. Hayat üçgeni doğru kurulmayınca hayatı yaşama hevesimiz de hep kursağımızda kalıyor. Nihayetinde tuttuğumuz parti geleceğimize etki ederken, aynı şekilde tuttuğumuz sendika da çalışma hayatımızı şekillendiriyor. Şekli çizen başkası olunca kalıp dar olsa da eğilip bükülüp o kalıba sığmak zorunda bırakılıyoruz. İstediğimiz hayatı değil, istenilen hayatı yaşamak dışında bir seçenek bırakılmıyor bizlere. Özgür hayatımız olmayınca ne yazık ki özgün düşünce yetimizi de kaybetmiş oluyoruz.

Çalışma hayatında bugün yaşadığımız zorluklar geçmişte yapmış olduğumuz yanlış tercihlerden kaynaklı. Her yanlışımız doğruları yaşamaya engel oluşturdu.  Doğrularımız azaldıkça verdiğimiz kararlar geleceğimizden (ç)alıp götürdü. Gelinen nokta ise kimsenin pek memnun olmadığı mutsuz bir gelecek ve sorunlu bir hayat.

Yaşanan sorunları aşmanın yolu ise çizilen yeni rota ve bağımsız anlayıştan geçiyor. Otuz yıldır aynı davranışlarla farklı sonuçlar bekliyoruz, bu imkânsız.

Küçük menfaat ve korkularımızı bir kenara bırakıp bloklardan kurtulmayı dener, bağımsız düşünmeyi arzu eder isek göreceksiniz geleceğin aslında ne kadar kolay; mutlu yaşanabilir bir gelecek olacağı.

Aksi halde hep sorun ve daima sorunlar olacaktır.     

Başlıkta sorduğum soruya tekrar cevap arayın ve bu yıl Mayıs ayında yapılacak olan ‘Genel Yetkili Sendika Belirleme’ sayımında genel yetkili olacak sendikayı siz belirleyin.

Sonuç olarak, ya bağımlı sendikacılığı destekler, hayatınızda bir değişiklik olmadan bağımlı kalmaya devam edeceksiniz. Ya da gerçekten bizler gibi bağımsız anlayışı savunan kendi mecrası içinde kalan çalışanın, emeğin yanında yer alan sendikayı tercih ederek mutlu olacaksınız, karar sizin.

Kalın sağlıcakla.

Ahmet Yıldız/Genel Başkan

Yazara ait diğer yazılar:

1-Zulüm ile abad olanın akibeti berbat olur.

2-Engeller ve Fırsatlar

3MEB Şefleri Kendi Bakanlığına ve Öğretmenlere Kırgın

4- Patinaj Dönemi Bitti. Artık Hızlı Hareket Dönemindeyiz. 

5- Genel Kurulumuzu Coşku İçinde Yaptık. Aslolan Verilen Görevi Layıkıyla Yerine Getirmektir

6- 2. Büyük Olağan Genel Kurulumuz Yaklaşıyor!

7- 2014 Yılın Başarısız(lık)ları ve 2015 Yılı İçin Temenni!

8- Haklarımız İçin Topyekün Mücadele!

9- Senin Hayalindeki Hayat Kaç Metre Karedir?

10- Bakanlığın Görevi Daha Adil Bir Yönetmelik Düzenlemektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Social profiles

Yazı Arşivi

Kategori yazıları

Talep Gönder

Form üstündeki metin