Ahmet Yıldız-Engeller ve Fırsatlar

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve zorla itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. “Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir” diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.”Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.”

Çalışma hayatımız için en iyi örnek bu hikaye olsa gerek.

17 yıllık devlet memuruyum birçok haksızlıkla karşılaştım, her haksızlık can yakıcıdır, bu haksızlılar kimi zaman bireysel olurken, kimi zamanda toplu olmaktadır. Biliyorsunuz. Devlet memurluğuna ilk adımımızı atarken çevremiz dahil bize telkinde bulunarak, artık devlet memurusun sakın kimseye karşı gelme, ekmeğini peşinde ol kimseye karışma diyorlar. Bizler ise öğrenilmiş çaresizlikleri kendi anayasamız yapıyor, her gelene eyvallah diyerek, her haksızlığa boyun eğiyoruz. Bir hak verilince kabullenmekte zorluk çekiyoruz. Bu sebep ve sessizlikler bizleri öyle bir sonuca götürdü ki;  Karar verme yetkimizi bile elimizden aldılar. Hayatımızı birileri şekillendirmeye başladı, bağımlı hale geldik. Sorgulama yetimizi kaybettik, çaresizlikleri kendimize kader edindik. Bir çıkış yolu aklımıza gelmeden yine birileri senin büyüğündür, amirindir sana bunları yaptıysa veya söylediyse mutlaka bir bildiği vardır. Dediler. Bu yazdıklarım yasal olarak yazılan olmasa da her an bilinçaltına gönderilen güçlü mesajlardır. Birde yazılı olan vardır. O nedir efendim aday memurken yaptığın en küçük hata, yaptığın en küçük itiraz, verilen “uyarma“ cezası sonucu senin hayatına mal olacak memurluğun elle tutulur bir sebep bulunmadan sonlandırılabilir. 657 SDMK’nun 125 maddesi kralı pencereye oturtma maddesidir. Kral yoluna taş koydukça yukarıdaki pencereden seni izlemeye koyuluyor. Bu birinci kral(cık)dı. Adaylığın kalktıktan sonra diğer kral önüne taşlar koymaya başlıyor bu kez. Bu kralın taşları daha bir ağır. Kariyer imkanlarından faydalanmama, Liyakat esasından vazgeçme keyfi ve taraflı davranma, Görev tanımları, çalışma saatleri çalışma koşulları, birçok ceza hiç olmayan onura edinme veya ödüller.

Yukarıda bahsettiğim konular tamamıyla önümüze koyulan engellerdir. Bir de bunu fırsata çevirme şansımızda bulunmaktadır. Büyük kral hikâyede anlatıldığı gibi yolumuza taş koymuş ve altına da bir not koymuş “ dağınık güçten kaba bir topluluksunuz ne zaman ki korkularınızı yener, küçük menfaatler peşinde koşmayı bırakır, hakkın ve kendi gücünüze inanırda bir araya gelir güçlü olursanız o zaman taşı birlikte kaldırma günüz olur ve altında bulunan ödülü kazanma hakkınızda olmuş oluyor” diyor.

 Değerli çalışma arkadaşlarım, çalışma koşulumuz yaşam koşulumuzun belirleyicisidir. Çalışma koşulundan memnun değilsek, yaşam koşulumuzda pekiyi değildir demektir. Mutlu olmanın bedeli söylenmek demek değildir, söyletmektir. Bazen bol kesemizden atıyor, dünyalar yıkıp, dünyalar kuruyoruz. Risk almadan masamızda fethi tamamlıyoruz. Biliyoruz ki, Ağır bedeller sarsılmaz kazanımlar getirir. Önümüzdeki engelleri kaldırmak için evvela başımızdaki engelleri kaldırmamız gerekiyor. Negatif görüşleri yıkarak pozitif düşünmek zorundayız.  Hangi görüşte olursak olalım çok iyi biliyorum ki zor geçiniyorsak, borcumuz bakkala manava var ise, kredi kartlarımız patlamış ise, önümüz karanlıksa,  ideolojimiz bizlere maalesef bir kolaylık sağlamıyor.  Artık sağı solu aramaktan vazgeçmemiz kendi yaşam koşullarımızı daha nasıl iyi bir hale getireceğiz bunu çabası içinde olmamız gerekiyor.

Hep birlikte ciddi bir güç, disiplinli bir güç oluşturur isek. “Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsat.” olacaktır.

Mücadele ruhu ile kalın, hoşça kalın…

Menu
Social profiles

Yazı Arşivi

Kategori yazıları

Talep Gönder

Form üstündeki metin