MEB Unvan Değişikliği Sınavı Başvuru Kılavuzu iptali için dava açtık!

Eşit Haklar Sendikası,  Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 06 Aralık 2020 tarihinde yapılacak olan Teknik Hizmetler Sınıfına yönelik Unvan Değişikliği Sınavı Kılavuzu’nda birden çok eksiklik, hak ihlali ve fırsat eşitliği ilkesine aykırı tespitleri sebebiyle kılavuzun “savunma alınıncaya ve sonrasında esas hakkında karar verilinceye kadar öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve sonrasında iptaline” ilişkin 09.11.2020 tarihinde Danıştay nezdinde dava açtı.

Bakanlık, en son 28 Şubat 2015 tarihinde Unvan Değişikliği Sınavı gerçekleştirmiş aradan geçen uzun süre içinde binlerce eğitim çalışanı gelecekte yapılabilecek bir sınava girebileceğini hayal ederken yayımlanan kılavuzda birden çok eksiklik bulunmakla birlikte fırsat eşitliği ilkesi gözetilmeyerek kurulan birçok hayalin önüne geçmiş, beslenen umutları ise yok etmiştir. Sendika olarak bariz görülen bu haksızlığa göz yummamız asla adil bir davranış olmayacaktı. Üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle kılavuz içeriğindeki sorunlar aşağıda da belirtilmek suretiyle bir bir tespit edilmiş olup karşılığında dava açılmasına karar verilmiştir.

Açıklamasıyla birlikte bunlardan;

1- Kılavuzda taşra teşkilatında il/ilçe ve okul bazlı boş kontenjan sayıları derecelerine göre belirtilmemiştir. Hâlbuki Sağlık Bakanlığı 04 Ekim 2020 tarihinde teknik personele yönelik yaptığı Unvan Değişikliği Sınavı’nda ilan edilen kadroların illere göre dağılım cetvelini gösteren tabloyu sınav öncesinde net ve açık şekil yayımlayarak sınava başvuracak adayları önceden bilgilendirmiştir. Tüm kamu kurumları da bu tür sınavlarda sınava başvuracakların başvuruda bulunup bulunmama kararını vermesinde son derece etkili olan münhal kadroların il-ilçe ve kurum bazında açık ve net olarak belirtmektedir. Daha doğrusu belirtmesi de gerekir.     BU DURUM SINAVA KATILMA TALEBİNİ DOĞRUDAN ETKİLEYEN BİR HUSUSTUR.

2- Kılavuzun ekinde bulunan EK-1 Boş Kadro Sayılarını Gösteren Tablo’daki Derecelere Göre Münhal Kadro Sayıları bölüm mezuniyetlerine göre ayrıştırılmamıştır. Bu durumun diğer kamu kurumlarındaki sınavlar öncesi yayınlanan kılavuzlarda açık ve net bir şekilde her bölümün ismi de yazılmak suretiyle belirtilmiş, böylece daha sonra atama yapılırken bölüm isminin sorun olmasının önüne geçilmiştir. Şöyle ki; Kılavuza ekli Ek-1 tabloda Taşra Teşkilatları için toplam 1600 Teknisyenin alınacağı belirtilmiş, ancak kılavuzda Teknisyen kadrosu olarak gösterilen bilgisayar, elektrik-elektronik, inşaat-yapı, metal işleri, mobilya ve dekorasyon, motor, sıhhi tesisat-iklimlendirme alanlarından ve branşlarından dağılımı gösterilmemiştir. Yani, bu 1600 kişinin içinde kaç tane bilgisayar teknisyeni ihtiyacı olduğu belirtilmemiş olduğu gibi, yine bu branşların derecelere göre dağılımı da yapılmamıştır. Gerek genel toplamda, gerekse derecelere göre dağılımı yapılan ihtiyaçlar yönünden branşların belirtilmemiş olması hangi branştan hangi derecede ne kadar ihtiyaç olduğunun ayrıntılarının kılavuzda ya da ek tabloda belirtilmemiş olması yukarıda açıkladığımız NETLİK VE AÇIKLIK İLKESİNE AYKIRI DAVRANILMIŞTIR. Branşlara ve derecelere göre dağılımın doğru yapılmasına örnek verecek olursak; 3. derecede toplam 747 Teknisyene ihtiyaç olduğu belirtilmiş, ancak bu 3. derecede ki 747 Teknisyenin branşlara göre yani bilgisayar, elektrik- elektronik vs. gibi alanlardaki sayıları belirtilmemiştir. BU NEDENLE DE KILAVUZ YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE AÇIKLIK VE NETLİK İLKELERİNE AYKIRIDIR. 

3- Dava konusu sınav kılavuzunda unvanların genel ismi belirtilmiş, ancak bu genel isimlerin alt ana bilim dalı başlıkları belirtilmemiştir. Şöyle ki; Mühendislik kadrosu için Mühendislik Fakültelerinin Bilgisayar-Elektrik-Elektronik, Harita, inşaat, Makine bölümlerinden mezun olanlar şeklinde açıklama yaparak bu bölümlerin alt bölümleri olan örneğin; Bilgisayar ve Programcılığı Bölümü, Bilgisayar ve Yazılım Bölümü, Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği gibi farklı okullarda, farklı isimlerle açılan bölüm mezunlarının sınava girmesinde ya da sınava girdikten sonra Atama Kararnamesinin düzenlenmesinde sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Zira, kılavuzun sonunda “Atama koşulları taşımadığı, sonradan tespit edilenlerin ataması yapılmayacak” şeklinde bir ibare bulunmakta olup, bir personelin mezun olduğu bölüm adının kılavuzda yazdığı gibi, sadece “Bilgisayar Mühendisliği Bölümü” değil ise, yani “Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği”  bölümünden mezun olduğu gerekçesi ile atamasının iptal edilmesi söz konusu olacaktır. Aynı şekilde Tekniker kadrosu için bu kısıtlama-eksiklik ve hata daha da bariz şekilde ortaya çıkmaktadır. Sadece bilgisayar bölümünden mezun olmak gibi bir hataya düşülmüştür. Halbuki, iki yıllık Meslek Yüksek Okullarının Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Programlama vb. gibi çok sayıda bölüm ismi mevcuttur.  Kaldı ki, emsal olarak sunduğumuz Sağlık Bakanlığının sınav kılavuzunda Teknikerlerle ilgili bölümde Bilgisayar satırında 15’den fazla bölüm ismi açık bir şekilde yazılmıştır. Dava konusu kılavuzda ise böyle bir açıklık bulunmadığı için personel sınava girse kazansa dahi atama sırasında mezun olduğu bölüm ismi kılavuzda yer almadığı için atama şartlarını taşımıyor gerekçesi ile atamasının iptal edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.  Belki de dava konusu kılavuzda bölüm ismi yukarıda belirtilen biçimde farklı olduğu için sınava başvurusu dahi kabul edilmeyecektir. Diğer taraftan, bölüm isimlerinin detaylandırılmaması nedeniyle birçok personel kendi bölümünden mezun olmanın kılavuzda belirtilen kadroya yeterli olmadığı, ya da bu kadrodaki işin verilmeyeceği düşüncesi ile sınava başvurmaktan geri durabilir. Bu durum da eşitlik ilkesine aykırılık yaratmaktadır.

4- Milli Eğitim Bakanlığının atama kararnamelerinde atandığı görevin kadro unvanı yazılıp alan kısmı boş bırakılmaktadır. Dolayısı ile Örneğin Teknisyen niteliği taşıyan herkesin bu kadrolara atanması mümkün iken, kılavuzda sınırlı alan yazılmak suretiyle bir kısım personelin bu sınava girmesinin önüne geçilmiş bulunmaktadır. Şöyle ki; Daha önce Ticaret Meslek Lisesi mezunu olarak Teknisyen kadrosuna atanmış olan var iken, bu sınava sınırlı sayıda alan belirtildiği için aynı şartları taşıyan başka bir personel bu sınava başvuramamaktadır. Halbuki, bu kişinin atama kararnamesinde atandığı alan belirtilmemektedir. Bu durum da fırsat eşitliğine aykırı olduğu gibi, haksızlık yaratmaktadır.

5- Genel bir ifade ile sınav kılavuzunda açıklık ve netliğin bulunmaması büyük mağduriyetlere sebebiyet verecektir. Zira, tüm kadrolara yönelik Yüksek öğrenimde bir bölüme yakın birden fazla farklı ad altında mezuniyet hakkı verilmiştir. Yükseköğrenim kurumları Örneğin sadece Bilgisayar bölümünden mezun vermemektedir benzer dal/alan/programlar da bulunmaktadır. Üniversiteler, Bilgisayar bölümünün yanında Bilgisayar ve Enformasyon Sistemleri, Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgisayar Teknolojileri ve Yönetimi, Bilgisayar Teknolojisi, Bilgisayar Donanımı, Bilgisayar Teknolojileri ve Bilişim Sistemleri, Muhabere ve Elektronik Bilgi Sistemleri, Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Programcılığı (İnternet), Bilgisayar Programlama, Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama, Web Teknolojileri ve Programlama, Bilgi İşlem, Bilgisayar Operatörlüğü, Bilgisayar Operatörlüğü ve Teknikerliği, Bilgi Yönetimi, Bilgi Yönetimi (İnternet), Bilişim-Yönetim, Bilgisayar Teknolojileri ve Yönetimi veya Bilgisayar ön lisans programlarından da mezun olma hakkını vermiştir. Bakanlık alan/dal/program mezuniyetlerini kılavuzda detaylı açıklamadığından aday başvuru hakkının kendinde olup olmadığını bilmemektedir. Başvuru hakkı olmasına rağmen kılavuzdaki kısıtlı bilgi sebebiyle bilgi yetersizliğinden başvuruların olmayacağı gibi başvuru hakkı olmamasına rağmen sistem (mebbis modülü) engel koyucu şekilde oluşturulmamıştır, kılavuzda alan/dal/program açıklaması detaylandırılmadığından aday başvuru hakkını elde etmiş bilecek buna yönelik hazırlığını (kitap alımı, sınav ücreti vb.) tamamlayarak sınava girmiş olacaktır. Bakanlık soruna neden olacak önlemler almadan kılavuzun son sayfasında sadece “UYARI: Unvan değişikliği yazılı sınavında başarılı olanlardan atama koşullarını taşımadığı sonradan tespit edilenlerin atamaları yapılmayacak; ataması yapılmış olanların atamaları ise iptal edilecektir.” uyarısıyla yetinmiş sistemsel önleyici bir çaba içine girmemiştir. Bu eksiklik bile birçok kişinin mağdur olmasına sebep olacaktır. Bu nedenle, dava konusu idari işlem konu, sebep ve amaç yönünden hukuka aykırıdır.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece resen gözetilecek hususlar dikkate alınarak,  dava konusu Millî Eğitim Bakanlığının 23.10.2020 tarih ve 15488046 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yazısına ekli Millî Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı Unvan Değişikliği Yazılı Sınav Kılavuzunun (2020) öncelikle savunma alınıncaya ve sonrasında esas hakkında karar verilinceye kadar öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve sonrasında da iptali istenmiştir.

Eşit Haklar Sendikası üyelerine verdiği güvenle birlikte eğitim çalışanlarının hak ve menfaatini koruma ve kollama görevinin daima bilincinde olacaktır.   

Saygıyla duyurulur.

MEB Unvan Değişikliği Sınavı Kılavuzu

Dava Başvuru Örneği için tıklayın

Davaya ilişkin son durum Güncelleme tarihi:08/12/2020

MEB Unvan Değişikliği Sınavı Başvuru Kılavuzu iptali için dava açtık!” için 23 Yorum

  1. Dava’nın son aşamasına gelmiş bulunuyoruz sanırım. Bakalım sınav iptal edilecek midir ?
    ( 02/10/2021 ), YD’den Havale Edildi ( Dosyanız yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesi için Tetkik Hâkimine verilmiştir. İnceleme tamamlandıktan sonra heyet tarafından istem hakkında karar verilecektir. )

  2. Merhabalar, Dava sürecini danıştay dosya sorgudan görüntülediğimizde dosyanın son aşamasının ( 18/05/2021 ), Tekemmül Dolabında ( Dosyanız dilekçelerin karşılıklı tebliği veya cevap gelmesi için beklemektedir ) şeklinde olduğu görülmektedir. Bu cümle ne anlam ifade etmektedir ? MEB’in savunması dilekçesi mi beklenmektedir ? Dava ne zaman sonuçlanacaktır bunun için ayrılan süre belli midir ?

  3. Selamlar.Sendikanızdan memurlar.net sayfasındaki açıklamadan haberim oldu.Mebde sosyal çalışmacı ,psikolog,sosyolog kadrosu açılmıyor mu,Kılavuzda olmaması hayal kırıklığı yarattı.

    1. Merhaba Ercan bey, öncelikle sendikamızla tanışmanız bizleri sevindirdi. Sorunuza cevap: Milli Eğitim Bakanlığı’nda unvan değişikliğine tabi kadrolar: Avukat, şehir plancısı, mimar, mühendis, istatistikçi, grafiker, teknik ressam, kütüphaneci, programcı, tekniker, teknisyen, veteriner hekim, psikolog, biyolog, sosyal çalışmacı, fizyoterapist, hemşire, veteriner sağlık teknisyeni, laborant, mütercim, diyetisyen, film yapımcısı, makyajcı, fotoğrafçı ve kameraman olmak üzere belirlenmiştir. Sosyolog kadrosu ne yazık ki MEB’de açılan kadrolar içinde bulunmuyor. Diğer kadrolar tanımlı olmasına rağmen ihtiyaç analizinden yoksun şekilde bir unvan değişikliği sınavı yapılmıştır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Teşekkür ederiz.

      Görevde yükselme

  4. Sınavın iptaline destek veriyorum. Kılavuzun yayınlanmasından itibaren o kadar hatalar zinciri var ki hangi birini sayalım, sınav anındaki hatalardan eksik açıklanan sonuçlarına kadar. Örneğin inşaat mühendisliği ve bazı branşlarda hesap makinesi kullanılmaması, sadece benim bildiğim 100 kişilik whatsap grubundaki inşaat mühendislerinden sadece 1 kişi 60 puan aldı diğerleri hep baraj altında kaldı diğer branşlara çok kolay kimi branşlara çok zor sorularak bu sınava açıkçası fırsat eşitsizliği ve şaibe karışmasına neden olmuştur.

    Ayrıca atamaların branş ayrımı gözetmeksizin puan sıralamasına göre yapılacak olması hukuksuzluğu iyice zirveye taşıyacaktır. Bu uygulamanın savunulabilir akla mantığa sığar izah edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Diğer kurumlarda böyle bir uygulama şekli bile yok.

    Öncelikle hepimiz aynı gemideyiz birlik olmamız lazım. Eğer bugün bu unvan değişikliği sınavının iptali, eksikliklerin ve hukuksuzluğun giderilmesi için bir şeyler yapmaz adımlar atmazsak aynı hatalar gelecekteki yapılacak sınavlarda da tekrarlanmaya devam edecek ve mağduriyetin boyutu katlanarak artacak içinden çıkılamaz bir hale bürünecektir. Sonra MEB çalışanları MEB ile idari mahkemeler-Danıştay arasında sıkışıp kalacaktır, olan personellere olacaktır.

    Bu dava dosyasına MEB’in yeni yarattığı hukuksuzluklar ve mağduriyetlerde eklenebilirse sevinirim. Sınavın iptal olması için en az 15 neden var maddeler halinde sıralayabilirim.

    Emekleri ve göstermiş oldukları mücadeleden ötürü Eşit Haklar Sendikası’na teşekkürlerimi sunuyorum. İlk başlarda yadırgamıştım dava konusunu ama zamanla haklılığı ortaya çıktı Eşit Haklar Sendikasının sonuna kadar yanlarındayım ve takipçileriyim.

  5. Sınavın iptal edilmesine destek veriyorum.Çunki yanlışlıklar üzerine doğru bina edilemez.Olmaz olsun böyle sınav haksızlık.iptal edilsin adam gibi sınav yapsınlar.Herkese ayrı soru sorulup aynı kadroda değerlendirilemez.

  6. Sendikanızın güzel işler yaptığını sitenizden de görülüyor tebrikler.

    Sevgili sendika yöneticileri ben yıllardır eğitim camiasına hizmet veriyorum öğretmen okulda öğrenci yetiştirirken bende onlara okulu (öğretmen ve öğrencilere) hazırlıyorum. Kışın ısınma diğer mevsimlerde temizlik bakım… bir taraftan da kendi geleceğimi düzene koymak biraz daha rahat etmek için okudum ve 2019 da mezun oldum. Teknik bölüm okumamın daha faydalı olduğu düşüncesiyle bir mesleki üst öğrenim olan Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünü bitirerek açılacak unvan değişikliği sınavı ile teknikerlik sınavına girebileceğimi düşündüm. Bu hayallerim ve verdiğim emeğin karşılığını kılavuzda görmeyince dünyam başıma yıkıldı. Dava dilekçesinde de yazdığınız gibi hem kılavuzda alan belirtiliyor hem de kazanıldığı vakit atama kararnamesinde alan adı geçmiyor bu düpedüz bir hak ihlalidir.

    İnşallah kılavuz iptali olurda giden şansım sizinle geri döner şu an bir umut sizsiniz.

    1. Tebriğiniz ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Umarız hak ettiğinizin karşılığını alacaksınız umudunuzu yitirmeyin.

  7. Sınavın yapılması için zerre kadar bir katkınız olmamışken hazır yapılan bir işi bozarak adınızı duyurmaya çalışmak size bir yarar sağlamaz üstelik elinizdeki üyeleri de kaybettirir. Çok uzun bir süredir dört gözle beklediğimiz ve pandemi ortamında zaten güç bela yapılan bir sınavı erteletmeye çalışmak bizleri mağdur edecek, sınavın akıbetini belirsiz bir hale sokacak tüm emeklerimize yazık olacaktır.

    1. Hüsniye hanım bir haksızlık varsa ve bunu da hukuk teyit ediyor ise bu durumda asıl Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı haksızlık karşısında eğitim çalışanlarına kim sahip çıkacak? Lütfen sendika adımızda da geçen “Eşit Haklar”ı bir kez daha anlamaya çalışın. Adalet bir gün sizede lazım olduğunda emin olun şu an kızdığınız sendika size sahip çıkacaktır. Kaldı ki sınavın açılması için en çok çaba gösteren sendikaların başında geliyoruz, bulundunuğunuz sendikalar gibi üyelerimizi söylemlerle kandırmıyoruz, sitemizin ara kısmında “Unvan” yazın arayın göreceksiniz ne kadar uğraş verdiğimizi. Sadece yazışma ile kalınmamış aynı zamanda hem Personel Genel Müdürü hem de Ziya Selçuk beyle hem yüz yüze görüşülmüş konu hakkında rapor da sunulmuştur. Ancak sınavı istememiz haksızlığı da kabul etmemiz anlamına gelmiyor.

      Saygılar.

  8. Sinavin iptal edilmesine karsiyiz.5 yildir guc bela yapilan bir sinavi iptal ettirmeye çalışmanızı kiniyoruz.5 yildir harcadigimiz emege, zamana yazik.

    1. Ersan bey yanlış anlaşılmasın Eşit Haklar Sendikası sınavın iptalini istemedi, kılavuzun iptalini istedi. Haklı gerekçemiz varsa saygı duymanız gerek, bizim yaptığımız sadece sendikacılıktır.

      Sorun şu ki yıllardır ülkede sendikacılık yapılmayınca bu tür doğru adımlar sizlere yanlış gelebilir. Lütfen kılasik sendikacılık anlayışını artık bir tarafa bırakalım. Bizler bakanlığa neden sınav yapıyorsun demiyoruz neden eksik, hak ihlallerlini içinde barındıran, eşitlik ilkesine aykırı kılavuz hazırlıyorsun diyoruz buna itirazımız var. Nasıl ki yanlışa itiraz ediyor isek doğruyu alkışlamasını da biliriz, bizler sendikacılık yapıyoruz böyle de devam edecektir.

      Bilinsin ki eğitim çalışanları sahipsiz değillerdir daha fazla saygı görmek her eğitim çalışanın hakkıdır.

      Teşekkür ederiz.

  9. Tebrik ederim. Bu gayret ve çalışmalarınızı MEB deki diğer haksızlıklar ben yaptım oldu bittiler içinde izliyoruz. Sendikacılık böyle olur. Biat ederek sendikacılık yapılmaz. Başarılar.

    1. Başarı dilekleriniz için teşekkür ederiz.

      İnanın bu gibi durumla bizde karşılaşmak istemezdik.Sendikacılığın asıl görevi iş kolunun faaliyet gösterdiği kurumlarda görev yapan çalışanların hak ve menfaatlerini korumaktır, biz bunu yapıyoruz.

      Saygılar.

  10. Öncelikle bu durumu mahkemeye taşıdığınız için Tebrikler. Hak hukuk aramak en başta bir vatandaşlık görevidir.
    Aynı haksızlık MEB Sayman atamalarında da yıllardır devam ediyor. GYS sınavı ile atanması gereken bu kadroya atamaya yetkili amirin takdir yetkisi ile atama usulü tercih ediliyor ve bu yöntem akabinde torpil getiriyor fırsat eşitsizliği ortaya çıkarıyor. GYS ve Unvan değişikliği yönetmeliğinde saymanın sınavla atanmasından bahsediyor aynı yönetmeliğin başka bir maddesi gerekçe gösterilerek tenzili rütbe adıyla şefler arasından istediğini yani torpili ağır basanı saymanlığa atıyor. Bu durum içinde yönetmelik ihlal edilmiş olup bu tür atamaların tümünün İPTALİ İÇİN DAVA AÇMANIZI BEKLİYORUZ. Adil olmayan bu atama yöntemi ile yapılan tüm sayman atamaları iptal edilmeli ve en kısa sürede hakça hakkaniyetli bir GYS yapılarak bilen hakedenlerin atanması gerekiyor. Kimse kimsenin hakkını yememelidir.

    1. Öncelikle desteğiniz için teşekkür ederiz.

      Milli Eğitim Bakanlığı süregelen hak ihlalleri ile güvensiz olan tutumundan vazgeçmeli artık. İç Kontrol sisteminin sağlıklı kurulması süreç hiyerarşisi belirlenmiş, idari ve iş süreçleri haritalandırılması yapılmış, bununla beraber yapılacak iş etüdü, iş analizi, iş gerekleri ve nitelikleri, görev tanımları, kariyer planlaması ile personele yönelik kolaylaştırıcı politikalar üretmesi temel zorunluluk haline gelmiştir.

      Kısa vadede personele yönelik mevcut politikası kendince yeterli görülebilir ancak başta sınavsız atama rahatsızlığı ve diğer adaletsizlikler personeli daha fazla kırgınlığa ve bıkkınlığa sevk edecektir.

  11. Yarın paralar yatmaya başlayacak ve hala ne MEB den ne mahkemeden ne sizden cevap var. Sınav vaktinde olacak mı yoksa klavuzdaki eksikliklerden dolayı ileri bir tarihe mi alınacak. İnsanların sınav hazırlık çalışma motivasyonu olumsuz yönde etkileniyor.

    1. Ahmet bey motivasyonunuz konusunda lütfen etkilenmeyin hiç mahkemeye gitmediğimizi bilin, kaybedeceğimiz bir dava olacaksa sınav da tarihinde olacak. Ancak kılavuzun iptali gerçekleşirse bu da yararınıza olacaktır. Bu durumda Milli Eğitim Bakanlığı sınav tarihi ötelemiş ve sınava hazırlıkta kendinize daha fazla zaman ayırma şansı olmuş olacak.

      Gireceğiniz sınavda başarılar diliyoruz.

  12. İşiniz gücünüz gündeme gelmek. Milli eğitim camiasında adınızı bile doğru düzgün duyan yoktu bugüne kadar. O da sadece sınava girecek kişiler duydu. Bizler aylarımızı vererek dirsek çürüttük, buna mani olamayacaksınız. Eğer ki sınav ertelenir ve iptal olursa bunun vebalini veremezsiniz.

    1. Vedat bey sınav hakkı olup ancak bakanlığın güncellenmiş alan/dal ve programalar kılavuzda belirtilmediğinden birçok kişi ise ise bu sınava girmemiş olacak.

      Lütfen anlayış ve empati.

      Tanıtım konusuna girmiyoruz bile ancak emin olun Bakanlık bundan sonra bir sınav çalışması yaparsa artık Eşit Haklar Sendikası var deyip çalışmalarina daha fazla titizlik katacaktır.

  13. Milli Eğitim Bakanlığı kurumların personel taleplerini dikkate alarak il il şeffat şekilde klavuzu tekrar hazırlamalıdır.Üstün körü yaptık oldu mantığıyla.Sınav yapmaktan vazgeçmesi gerekir.Sendikamızı tebrik ederim.

  14. Sınav açılması esnasında nasil bir katkınız olduki şimdi sınavın iptali için çabalıyorsunuz. Zaten binbir zahmetle açılan bir sınav sizin yüzünüzden iptal olduğunda daha fazla sayıda insan mağdur olacak. Bunun hesabını verebilecekmisiniz?

    1. Salih bey Sendikamız birçok konuda eğitim çalışmalarının haklarını nasıl kolladığını sitemizde ve çalışmalarımızda rahatlıkla görebilirsiniz.

      Sadece kendinizi düşünmeniz sizce ne kadar insanî kaldı ki sendikamız sınavın iptalini istememiş, hak mağduriyeti oluşturacak kılavuzun iptalini istemiştir.

      Eşit Haklar Sendikası sadece sınava gireceklerin haklarını savunmuyor, girmeyenlerinde haklarını savunma sorumluluğunu taşıyor. Asıl kızılması gereken yer sendikamız değil bu işi acemice yapanlar olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Social profiles

Yazı Arşivi

Kategori yazıları