Taşımalı Eğitim Türkiye’de Bir Eğitim Sorunudur

Afyonkarahisar’ın İncehisar ilçesinde öğrencileri taşıyan servis aracının kaza yapması sonucu Türkiye’nin geleceği olan gencecik evlatlarımızın hayatlarını kaybetmelerinin üzüntüsü içerisindeyiz. Kaza sonucu hayatını kaybeden öğrencilerimize rahmet, yaralılara şifa ailelerine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.

Sıklıkla yaşanan bu elim kazaların son bulmasını umut ediyoruz. Bir daha böylesi kazaların yaşanmaması için de mutlaka radikal kararlar alınmalıdır.

Taşımalı eğitimin mevcut haliyle öğrencilerimize ve ülkemize birşey katmadığı ortadadır. Eşit Haklar Sendikası olarak, derhal konunun derinlemesine incelenmesi gerektiği konusunda yetkililere çağrıda bulunuyoruz. “Bu sistem bu haliyle öğrencimize ve ülkemize fayda sağlamayan bir sistemdir, derhal mahallinde eğitime geçilmelidir.” diyoruz.

İşte birkaç başlıkta taşımalı eğitimin sorunları;

Türkiye’de son yedi yılda yaklaşık 11 milyon ilköğretim, ortaöğretim ve özel eğitim öğrencisi taşımalı eğitim yoluyla taşındı. Taşımanın bu kadar fazlalaşmasının önemli etkenlerinden biri de zorunlu eğitimin 4+4+4 sistemiyle 12 yıla çıkarılmasıdır.

Son yedi yılda yaklaşık 11 Milyon öğrenci taşıma ve yemek hizmetinden faydalandı. Toplam maliyet yaklaşık 22 Milyar TL olduğu bilinmektedir. Büyükşehirlerde mahalle, büyükşehir olmayan yerlerde ise köy ve köy altı olarak bilinen yerleşkelerden her yıl 2 milyona yakın öğrenci her sabah ve her akşam taşınmaktadır. Öğrenciler gün içerisinde başta kaza riski olmak üzere birçok riskle karşı karşıya geliyor.

Taşıma ve yemek hizmetinin düşük kat sayıyla yüklenicilere ihale edilmesi isteği maliyet=kazanç sorununu da beraberinde getiriyor. Düşük maliyete maksimum fayda düşüncesi ile yapılan ihalelerde gözden çıkarılmış konforu düşük eski veya yıpranan araçlarla eğitim sezonu boyunca öğrenciler taşınmaktadır. Kışın soğuk sorunu, yazın sıcak sorunu yaşanan bu sistemle öğrenciler ders başı yapmadan yorgunluk ve bıkkınlıkla baş başa kalabiliyor. Erkenden yola koyulma, uzun yol süreleri, araçların okula geç varması veya sıklıkla araç arızası gibi durumlar öğrencilerde “derse yetişememe” endişesini de meydana getiriyor. Sürekli yaşanan endişeler, adaptasyon sorunu köylerden şehirlere göç sorununu da beraberinde getiriyor. Taşımalı eğitim sorununun çok boyutlu olması sebebiyle taşıması yapılan okullarda idareciler ve ve nöbetçi öğretmenlerde bu konuda fazlaca muzdarip, öyle ki gün boyu bazen sadece bu yöne enerjilerini harcamaktadırlar. Sadece öğrenci ve okullarla kalmayan bu sorun il ve ilçe müdürlüklerine de yansımaktadır. Karakteristik olarak eğitime yakışmayan ihale ve araç şoför bulma yöntemiyle il ve ilçelerde görevli şube müdürü, şef ve memurlar taşımalı eğitim bölümlerinde yüksek risk ve yoğun işgücünden dolayı çalışmak istememektedirler. Her yönüyle eğitimde sürekli sorun oluşturan taşımalı eğitim sisteminin mutlak surette revizyona ihtiyacı vardır.

Sorunun çözümü ise köy okullarının tekrar açılması, köylerin ise yeniden öğretmenlerine kavuşmasından geçiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Social profiles

Yazı Arşivi

Kategori yazıları