Demokrasi tarihinde kara leke: 12 Eylül 1980; Sendika tarihinde kara leke: 12 Eylül 2021

Demokrasi tarihinde kara leke: 12 Eylül 1980; Sendika tarihinde kara leke: 12 Eylül 2021

O günlerde askeri darbe yaşanıyordu, bugünlerde sendikal darbe yaşanıyor. Her ikisi de darbe, biri askeri darbe diğeri ise sivil sarı darbe…

İkisi de kısıtlamaya ve de yasaklamaya yönelik. Biri ülkeyi 50 yıl geriye götürdü, diğeri demokrasi tarihine kara leke sürecek bir girişimin adımlarını attı.

Benzer iki olayın da mağdurları var, her ikisi de hak ihlaline yönelik. Her iki girişim de antidemokratik. Biri silah kullandı diğeri silah yerine kalem kullandı. Biri anayasayı ortadan kaldırdı, diğeri anayasa ve yasaları tanımıyor. Biri siyasilere yasaklar getirdi diğeri örgütlenme özgürlüğüne yasaklar getiriyor. Biri siyasi partilerin kapısına kilit vurdu diğeri birkaç ay sonra 195 sendikanın kapısına kilit vuracak. Biri 1980 ‘nde yapıldı, diğeri uzaya kolonilerin kurulmasının konuşulduğu 2021 ‘de!

İkisinin özünde de kıyım vardır.

Biri Türkiye’nin ekonomik ve demokratik gelişimini direkt hedef aldı, diğer dolaylı olarak hedef alıyor. Her ikinin maksadı da itibar suikastıdır, Türkiye’yi karanlığa götürme çabasıdır.

1980 ‘li yıllarda darbe yapanın adı Kenan’dı, 2021 de darbe yapanın adı ise Ali. Ali ismi müstesna bir isimdir, Hz. Ali’den almış. Hz. Ali haksızlığı karşı durmuş, durmayanı şeytan ilan etmiştir. Yaşayan Ali ise haksızlığı büyütmüş, haklıları tırpanlamayı amaçlamıştır. Her ikisi de Ali biri haksızlıklara karşı kılıç sallıyordu, diğeri dolmayan kalemiyle zulüm saçıyor. Her ne kadar ismini Hz. Ali’den alsa bile o niyetle isim konsa bile dünyada faşizmi hortlatan Kenan’dan, Musolliniden, Hitlerden bir farkı yok. Tarihe kanlı harflerle ismini yazan diktatörler var olan tüm hakları yok ederken, bu da yok ediyor.

Yukarıda saydıklarımın hiçbiri yaptıklarıyla unutulmadı, unutulmayacak.  

Yukarıda saydıklarımın hiçbiri iyilikle anılmadı, anılmayacak.

Dünyayı insanlara dar eden bu insanların sonu hep acıyla son bulmuştur.

Bugün 12 Eylül’ün 41. Yıl dönümü acılar hala tazeliğini koruyor. Yasakçı zihniyetin temsilcilerinden Kenan Evren, “eşitlik olsun diye hem sağdan hem soldan insanları darağacına götürdüm” dedi. Ali ise 195 sendikanın fermanına imza atarak toplu darağacına götürmeye karar verdi.

Anadolu’da bilinen bir deyimle bitiriyorum:

“Zulmün çoğala ki sonun tez gele”

  Zulme sessiz kalmamak, zalime boyun eğmemek umuduyla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Social profiles

Yazı Arşivi

Kategori yazıları